Kemiklerin anormal derecede kırılgan bir yapıya sahip olduğu nadir genetik hastalıklar arasında yer alan osteogenesis imperfekta, halk arasında cam kemik hastalığı olarak bilinmektedir. Kollajen üretimini etkileyen bu kalıtsal durum, hafif bir darbeden ya da bazen hiçbir dış etken olmaksızın dahi kırık oluşmasına zemin hazırlayabilir. Prof. Dr. Güney Yılmaz, çocuk ortopedisi alanındaki derin klinik birikimi ile cam kemik hastalığı tanısı alan bireyleri bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmekte ve multidisipliner tedavi sürecinde ailelere güvenilir bir destek sunmaktadır.
Osteogenesis imperfekta; kemik dokusunun temel yapı taşı olan tip 1 kollajeni etkileyen genetik bir bozukluktur. Kollajenin yetersiz üretilmesi ya da işlevsel olmayan bir yapıda sentezlenmesi, kemiklerin normalden çok daha kırılgan ve dayanıksız olmasına neden olur. Hastalık hafiften ağıra uzanan geniş bir klinik yelpazede kendini gösterir; bu nedenle her bireyin deneyimi birbirinden önemli ölçüde farklılaşabilir.
Hastalık doğumdan itibaren kendini gösterebildiği gibi ilerleyen yaşlarda da tanı alınabilmektedir. Tip 1 en sık görülen ve genellikle daha hafif seyreden formdur. Tip 2 ise yaşamla bağdaşmayan en ağır tabloya karşılık gelir. Diğer tipler bu iki uç arasında değişen klinik özellikler taşımaktadır.
Cam kemik hastalığının klinik tablosu hastadan hastaya önemli farklılıklar gösterse de bazı ortak bulgular dikkat çekmektedir. Bu bulguların başında sık tekrarlayan kırıklar, boy kısalığı, omurga eğrilikleri ve kemik deformiteleri gelmektedir. Bunların yanı sıra mavi sklera olarak bilinen gözlerin beyaz kısmının mavimsi görünümü, işitme kaybı, diş minesinin etkilendiği dentinogenesis imperfekta ve eklem gevşekliği de hastalığın eşlik eden bulgular arasında sayılabilir.
Tanı; klinik değerlendirme, aile öyküsü, radyolojik görüntüleme ve gerekli durumlarda genetik testler aracılığıyla konulmaktadır. Erken tanı, kemik korumasına yönelik önlemlerin ve uygun tedavinin vakit kaybedilmeden başlatılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Osteogenesis imperfekta tedavisi hastalığın şiddetine, hastanın yaşına ve klinik bulgularına göre kişiselleştirilmiş bir plan çerçevesinde yürütülür. Tedavi süreci birden fazla uzmanlık alanının iş birliğini gerektiren multidisipliner bir yaklaşımı kapsar. Bu süreçte uygulanan başlıca yöntemler şunlardır: kemik yoğunluğunu artırmayı hedefleyen bisfosfonat tedavisi, tekrarlayan kırıkların önlenmesi ve deformitelerin düzeltilmesi amacıyla uygulanan teleskopik çivi cerrahisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, ortez ve yardımcı cihaz kullanımı ile omurga deformitelerinin takip ve tedavisi bu yöntemlerin başında gelmektedir.
Cerrahi müdahalelerde özellikle büyüme çağındaki çocuklar için teleskopik çivi sistemleri tercih edilmektedir. Bu implantlar kemikle birlikte uzayacak şekilde tasarlandığından çocuğun büyüme sürecine uyum sağlar ve uzun vadeli stabilite sunar.
Prof. Dr. Güney Yılmaz, osteogenesis imperfekta tanısı alan çocukları ve ailelerini yalnızca cerrahi bir sürecin değil, yaşam boyu sürebilecek bir takip programının ortağı olarak görmektedir. Her hastanın kemik yapısı, kırık sıklığı, büyüme evresi ve günlük yaşam kalitesi birlikte değerlendirilerek en uygun tedavi ve izlem planı hazırlanmaktadır.
Cam kemik hastalığı tanısı alan ya da bu yönde şüphesi bulunan bireyler için erken dönemde uzman bir değerlendirme almak, ilerleyen süreçte alınacak kararların sağlıklı bir zemine oturması bakımından kritik önem taşımaktadır.
Prof. Dr. Güney Yılmaz’a ulaşmak için 0543 931 79 77 numaralı hattı arayabilir, WhatsApp üzerinden mesaj gönderebilir, Instagram hesabını takip edebilir ya da Çankaya/Ankara adresindeki kliniği ziyaret edebilirsiniz. Randevu ve ayrıntılı bilgi için iletişim sayfasını inceleyebilirsiniz.